Ufuk Avrupa’nın araştırmacılara sunduğu fırsatlar YTÜ’de ele alındı

YTÜ ve TÜBİTAK iş birliğiyle düzenlenen Ufuk Avrupa-MSCA Bilgi Günü’nde, araştırmacıların uluslararası, disiplinler arası ve sektörler arası hareketliliğini destekleyen programlar ele alındı. MSCA’nın 30. yılına denk gelen etkinlikte, araştırmacılara Doctoral Networks, Postdoctoral Fellowships, Staff Exchanges ve COFUND çağrılarının yanı sıra başvuru süreçleri, uluslararası konsorsiyum oluşturma ve TÜBİTAK destekleri hakkında bilgi verildi.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik programı Ufuk Avrupa kapsamında yer alan Marie Skłodowska-Curie Actions’a (MSCA) yönelik kapsamlı bir bilgi gününe ev sahipliği yaptı.

YTÜ ve TÜBİTAK iş birliğiyle YTÜ Davutpaşa Kampüsü Tarihi Hamam Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; YTÜ Rektör Başdanışmanı ve YTÜ Yıldız Teknopark Yönetim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Özer Çınar, TÜBİTAK MSCA Ulusal İrtibat Noktası ve Türkiye Ulusal Uzmanı Dr. Burcu Göğüş Doğan, Avrupa Araştırma Yürütme Ajansı Birim Başkan Yardımcısı Renat Bilyalov, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Kaya, YTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Afşın Yusuf Çetinkaya, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Çapanoğlu Güven ve İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Çakır Hatır’ın yanı sıra üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve lisansüstü öğrenciler katıldı.

Bilgi günü etkinliğinde, araştırmacıların uluslararası deneyim kazanmasını, farklı disiplinler ve sektörler arasında hareket etmesini sağlayan MSCA programının sunduğu fırsatlar ve başvuru süreçleri kapsamlı şekilde ele alındı.


MSCA’nın 30. yılında araştırmacı hareketliliği gündemde

Programın açılış konuşmasını YTÜ Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Özer Çınar gerçekleştirdi. YTÜ’nün 115 yıllık bilgi ve deneyimini uluslararası araştırma iş birlikleri ve bilim insanları aracılığıyla geleceğe taşıdığını belirten Çınar, araştırma üniversitesi kimliğinin merkezinde nitelikli bilgi üretme ve bu bilgiyi insanlığın ihtiyaçlarına yanıt veren çıktılara dönüştürme hedefinin bulunduğunu söyledi.

MSCA’nın araştırmacıların kariyer gelişimi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Çınar, programın uluslararası, disiplinler arası ve sektörler arası hareketliliği teşvik ettiğini belirterek, “İnsan kaynağı, bir üniversitenin araştırma gücünün temelini oluşturur. Farklı disiplinlerle etkileşim kurabilen ve uluslararası deneyim kazanmış nitelikli araştırmacılar, bilimsel ilerlemenin en önemli itici güçleridir” diye konuştu.

Çınar, MSCA’nın 30. yılında araştırmacıların kariyer gelişimine yönelik sunduğu olanakların daha da önem kazandığını belirterek, Doctoral Networks, Postdoctoral Fellowships, COFUND, Staff Exchanges ve MSCA and Citizens programlarının farklı araştırma kariyerlerine yönelik imkânlar sunduğunu ifade etti.

YTÜ’nün MSCA deneyimi paylaşıldı

YTÜ’nün Ufuk Avrupa kapsamındaki çalışmalarına değinen Prof. Dr. Çınar, üniversitenin farklı MSCA programlarında elde ettiği deneyimi katılımcılarla paylaştı.

YTÜ tarafından koordine edilen ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen ECO-SPHERE COFUND Programı’nın döngüsel ekonomi alanında çalışan uluslararası doktora sonrası araştırmacıları Türkiye’ye kazandırdığını belirten Çınar; ESPERANTO ve TEAM Doctoral Networks projeleri ile ICE-LINK Staff Exchanges projesinin de üniversitenin uluslararası araştırma ağlarındaki deneyimini güçlendirdiğini söyledi.

Çınar, Prof. Dr. Afşın Yusuf Çetinkaya’nın koordinatörlüğünü yürüttüğü BBGNight-TR projesinin ise araştırmacılar ile toplum arasındaki etkileşimi güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Projede İstanbul Teknik Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Millî Eğitim Bakanlığı ile iş birliği yapıldığını aktaran Çınar, SHORE ve devam eden ECHO projelerinin de Ufuk Avrupa kapsamındaki çalışmaları tamamladığını ifade etti.

“Staff Exchanges uzun vadeli iş birliklerinin temelini oluşturuyor”

Uluslararası araştırma iş birliklerinin gelişmesinde kurumların birbirinden öğrenmesinin önemine vurgu yapan Çınar, özellikle Staff Exchanges çağrısına dikkat çekti.

Araştırmacıların farklı kurumlarda çalışma ve deneyim kazanmasını sağlayan bu yapının, ortak araştırmaların yanı sıra kalıcı kurumsal bağlantıların kurulmasına da katkı sunduğunu belirten Çınar, “Farklı kurumların birbirinden öğrenmesiyle uluslararası iş birlikleri gelişir. Bir laboratuvarda üretilen bilgi, başka bir araştırma grubunun deneyimiyle ilerletilebilir; sanayide karşılaşılan bir sorun ise yeni bir bilimsel araştırmanın başlangıç noktası hâline gelebilir” dedi.

YTÜ Teknoloji Transfer Ofisi Uluslararası Projeler Birimi’nin çağrıların takip edilmesinden ortakların belirlenmesine ve proje tekliflerinin geliştirilmesine kadar araştırmacılara destek verdiğini belirten Çınar, Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi ile YTÜ Yıldız Teknopark’ın da uluslararası araştırma iş birliklerini ve akademi-sanayi bağlantılarını desteklediğini söyledi.

Çınar, bilgi gününün temel hedefinin yeni proje fikirlerinin ve iş birliklerinin ortaya çıkmasına katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Bugünkü buluşmadan beklentimiz, burada paylaşılan bilgilerin yeni başvurulara dönüşmesi ve kurulan bağlantıların ortak araştırma çalışmalarına evrilmesidir” ifadelerini kullandı.

“Ufuk Avrupa bütçesiyle en büyük araştırma ve inovasyon programı oldu”

Programda TÜBİTAK MSCA Ulusal İrtibat Noktası ve Türkiye Ulusal Uzmanı Dr. Burcu Göğüş Doğan da Ufuk Avrupa ve MSCA programlarına ilişkin genel bir sunum gerçekleştirdi.

Ufuk Avrupa’nın 2021-2027 dönemini kapsayan 95,5 milyar avroluk bütçesiyle bugüne kadarki en büyük araştırma ve inovasyon programı olduğunu belirten Doğan, MSCA’nın bu yapı içerisindeki yerini ve temel özelliklerini anlattı.

MSCA’nın toplam bütçesinin 6,6 milyar avro olduğunu belirten Doğan, programın diğer Ufuk Avrupa bileşenlerinden ayrılan yönünün doğrudan araştırmacıların kariyerlerini, yetkinliklerini ve hareketliliklerini desteklemesi olduğunu söyledi. Doğan, “Ufuk Avrupa’nın büyük bölümü projeleri finanse ediyor. Ancak MSCA insanları; onların kariyerlerini, yetkinliklerini ve hareketlilik özgürlüklerini destekliyor” diye konuştu.

MSCA’nın 30 yıldır uluslararası, sektörler arası ve disiplinler arası hareketlilik yoluyla araştırmacıların kariyerlerini desteklediğini belirten Doğan; Doctoral Networks, Postdoctoral Fellowships, Staff Exchanges, COFUND ve MSCA and Citizens olmak üzere beş temel eylemin bulunduğunu aktardı.

“Fikir sizden geliyor”

MSCA programlarının belirli bir tematik alanla sınırlı olmadığını vurgulayan Dr. Doğan, programın temel yaklaşımını “Beş eylemin tamamında ortak olan önemli bir özellik var: Herhangi bir tematik kısıtlama bulunmuyor. Fikir sizden geliyor ve değerlendirmede mükemmeliyet, etki ve uygulama kapasitesi dikkate alınıyor” sözleriyle aktardı.

Türkiye’nin Ufuk Avrupa’ya ilişkili ülke olarak programa tam katılımcı statüsünde dâhil olduğunu belirten Doğan, Türkiye’deki araştırmacıların ve kurumların program kapsamındaki çağrılara katılabildiğini ifade etti.

YTÜ’nün uluslararası proje deneyimine dikkat çekildi

Doğan, YTÜ’nün farklı MSCA eylemlerinde deneyim biriktirdiğini belirterek ECO-SPHERE COFUND, ESPERANTO, TEAM Doctoral Networks, ICE-LINK Staff Exchanges ve BBGNight-TR projelerini örnek gösterdi.

Özellikle BBGNight-TR projesinin YTÜ koordinasyonunda yürütülmesinin kurumsal kapasite açısından önem taşıdığını belirten Doğan, üniversitenin uluslararası proje geliştirme ve koordinasyon deneyimine dikkat çekti.

YTÜ Uluslararası Projeler Birimi ile Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Ofisi’nin çağrı takibi, proje geliştirme ve ortak bulma süreçlerinde araştırmacılara destek verdiğini belirten Doğan, YTÜ Yıldız Teknopark’ın da akademi, sanayi ve girişimcilik ağlarını bir araya getirdiğini söyledi.


Doctoral Networks ile uluslararası doktora fırsatları

Avrupa Araştırma Yürütme Ajansı Birim Başkan Yardımcısı Renat Bilyalov ise MSCA programının genel çerçevesi ve özellikle Doctoral Networks ile Staff Exchanges çağrılarına ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı.

MSCA’nın araştırmacıların Avrupa Araştırma Alanı’nda istihdam edilebilirliklerini artıracak beceriler kazanmalarını ve ev sahibi kurumların nitelikli araştırmacıları bünyelerine çekmelerini desteklediğini belirten Bilyalov, programın Avrupa Araştırma Alanı’nı daha güçlü ve cazip hâle getirmeyi amaçladığını ifade etti.

80 binden fazla araştırmacıya destek

MSCA kapsamında son on yılda 80 binden fazla araştırmacıya fon sağlandığını belirten Bilyalov, bunların 35 bininin doktora öğrencisi veya doktora adayı olduğunu söyledi.

Program kapsamında Avrupa dışından araştırmacıların da Avrupa’ya çekildiğini belirten Bilyalov, bu süreçte 4 bin 500 KOBİ ve şirketin de programlara dâhil olduğunu ifade etti. MSCA programının tamamında kadın araştırmacıların oranının yüzde 47’ye ulaştığını aktaran Bilyalov, ayrıca Avrupa’da 1.000’den fazla doktora programının oluşturulmasına katkı sağlandığını kaydetti.

MSCA’nın araştırmacıların kariyerlerine etkisine ilişkin de bilgi veren Bilyalov, “Şimdiden elde ettiğimiz verilere göre, Marie Skłodowska-Curie hibesi alan araştırmacıların yüzde 95’i, hibe süresi içerisinde veya hibeyi tamamladıktan sonraki ilk iki yıl içerisinde bir iş buluyor” ifadelerini kullandı.

Doctoral Networks kapsamında üç farklı model

Sunumunda Doctoral Networks programının yapısını ayrıntılı şekilde ele alan Bilyalov, normal Doctoral Networks, Industrial Doctorates ve Joint Doctorates modellerine ilişkin bilgi verdi.

Doctoral Networks kapsamında en az iki yararlanıcıdan oluşan bir konsorsiyum kurulması gerektiğini belirten Bilyalov, bu yararlanıcılardan en az birinin akademik olmayan sektörden olması gerektiğini söyledi.

Industrial Doctorates modelinde hakkında bilgi veren Bilyalov, “Buradaki en önemli koşul, böyle bir ağ kapsamında işe alınan araştırmacının zamanının en az yüzde 50’sini akademik olmayan sektörde geçirmesi. Bu, Industrial Doctorates için temel şartlardan biri” diye konuştu.

Joint Doctorates modelinde ise iki veya daha fazla ortağın ortak veya çoklu doktora derecesi vermeye yönelik anlaşmaya sahip olması gerektiğini belirten Bilyalov, bu modelin araştırmacılara birden fazla kurumdan diploma alma imkânı sunduğunu söyledi.

Staff Exchanges ile kurumlar arası hareketlilik

Programın bir diğer önemli başlığı olan Staff Exchanges kapsamında araştırma ve inovasyon personelinin üniversiteler, şirketler ve diğer kuruluşlar arasında hareketliliğinin desteklendiği aktarıldı.

MSCA’nın temel hedeflerinden birinin araştırmacıların uluslararası ve sektörler arası deneyim kazanmasını sağlamak olduğunu belirten Bilyalov, farklı kurumlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımının araştırma ekosistemine katkısına dikkat çekti.

Bilyalov ayrıca Türkiye’nin MSCA programındaki katılımına ilişkin güncel verilerin de program kapsamında ele alınacağını belirterek, Türkiye’nin Ufuk Avrupa içerisindeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


BBGNight-TR projesi tanıtıldı

Program kapsamında YTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Afşın Yusuf Çetinkaya, koordinatörlüğünü yürüttüğü BBGNight-TR projesini tanıttı.

Araştırmacılar ile toplum arasındaki etkileşimin güçlendirilmesine yönelik proje kapsamında geliştirilen yaklaşımı katılımcılarla paylaşan Çetinkaya, YTÜ’nün MSCA and Citizens kapsamındaki deneyimine ilişkin bilgi verdi.

Çetinkaya, BBGNight-TR’nin iklim değişikliği, sağlık ve dijital dönüşüm gibi başlıklarda araştırmacıları, öğrencilerle ve toplumun farklı kesimleriyle bir araya getirdiğini söyledi.



Araştırmacılara yeni proje ve iş birliği fırsatı

Ufuk Avrupa – MSCA Bilgi Günü; soru-cevap, uzman görüşü ve networking bölümleriyle devam etti. Program kapsamında katılımcılar, uluslararası proje uzmanlarıyla doğrudan iletişim kurma, proje fikirlerini geliştirme ve yeni ortaklıklar oluşturma fırsatı buldu.

Etkinlikte Doctoral Networks, Postdoctoral Fellowships, Staff Exchanges ve COFUND çağrılarının yanı sıra uluslararası konsorsiyum oluşturma, başvuru süreçleri ve TÜBİTAK’ın araştırmacılara sunduğu danışmanlık ve destek mekanizmaları hakkında bilgi paylaşıldı.

YTÜ ve TÜBİTAK iş birliğiyle gerçekleştirilen buluşma, araştırmacıların uluslararası araştırma ağlarına erişimini güçlendirmeye ve yeni proje fikirlerinin iş birliklerine dönüşmesine yönelik bilgi ve deneyim paylaşımı için ortak bir zemin oluşturdu.