YTÜ Yıldız Teknopark'ta Baraka Ruhu: Akademik güçle küresel ihracat hedefi

YTÜ Yıldız Teknopark TGB alanında yer alan firmalar, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen Baraka Dönemi Komşuluğu buluşmasında bir araya geldi. YTÜ Rektörümüz Prof. Dr. Eyüp Debik'in ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, katma değerli üretime odaklanmanın ve küresel pazarlarda rekabet avantajı sağlamanın stratejik adımları konuşuldu.

YTÜ Yıldız Teknopark’ın ilk yıllarından itibaren bünyesinde faaliyet gösteren firmaları, dinamik ve etkileşimli gruplar halinde buluşturmayı hedefleyen "Baraka Dönemi Komşuluğu" buluşmalarının yenisi gerçekleştirildi. YTÜ Rektörümüz ve Yıldız Teknopark Yönetim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Eyüp Debik’in ev sahipliğinde düzenlenen programa, rektörlük ve teknopark yönetimi ile şirket temsilcileri katıldı. Etkinlikte, 2008 yılında bir dolgu alanında yalnızca birkaç barakayla temelleri atılan teknoparkın, bugün 120 ülkeye ihracat yapan, 2-3 kişilik ekiplerden 600 kişilik kadrolara ulaşan, 15 bine yaklaşan Ar-Ge ve uzmandan oluşan kapsamlı bir ekosisteme dönüştüğü aktarıldı. 

Şirketlerin uluslararası arenada karşılaştıkları pazarlama problemleri, yapay zekâ entegrasyonu, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) destekleri ve Türkiye'nin ilk yerli sürdürülebilirlik sertifikasyon programı gibi konuların ele alındığı toplantıda, kilogram başına düşen ihracat değerini artırmanın yolunun güçlü bir akademi-sanayi entegrasyonundan geçtiği ifade edildi.

"Yapacağınız bir proje memleketimize merhem olmalı"

YTÜ Rektörümüz Prof. Dr. Eyüp Debik, Türkiye'nin teknolojik atılımları ve ekonomik refahı için teknoparkların üstlendiği tarihi role değinerek, akademik bilginin ticarileşme sürecindeki vazgeçilmez konumunu vurguladı. 

"Bir şirket ürününü belli bir noktaya kadar geliştirir ancak oluşan bir tıkanıklığı çözmenin ve inovasyonu sürdürülebilir kılmanın tek yolu akademiyle iş birliği yapmaktır” diyen Prof. Dr. Debik, Türkiye'nin ihracat niteliğini artırmak için dış dinamiklerden ziyade iç potansiyele odaklanılması gerektiğine dikkat çekti ve salt devlet desteklerine dayalı bir büyüme modeli yerine kalıcı değer üretmenin önemini şu sözlerle vurguladı: 

"Teknoparklardaki teşvikler ola ki bir gün kaldırılsa dahi bu durum odağımızı değiştirmemeli, bizler üniversite ile sanayiyi birbirine kenetleyip karşılıklı fayda ürettiğimiz sürece nitelikli ürünleri ortaya koyabiliriz."

"Tıkanıklığı çözmenin yolu akademiyle iş birliği"

Rektör Prof. Dr. Debik, konuşmasında teknoloji üretiminin ardındaki temel felsefeye dikkat çekerek, üretilen projelerin toplumsal ve ulusal bir fayda sağlamasının zorunluluğunun altını çizdi. 

Türkiye'nin teknolojik yetersizlikten ziyade, mevcut teknolojiyi ürüne ve katma değere dönüştürme konusunda daha koordineli çalışması gerektiğini belirten Debik, Güney Kore modelini örnek gösterdi. 

Geleneksel ihracatta kilogram değerinin düşük kaldığını, ancak teknoloji ve Ar-Ge odaklı ürünlerde bu marjın katlanarak arttığını belirten Debik, akademi ile sanayinin aynı ekosistem içinde kopuk çalışmasının verimsizlik oluşturabildiğini ifade etti. Debik, ticari kaygıların ötesinde vizyoner bir üretim anlayışının benimsenmesi gerektiğini savundu.


 

Sektör temsilcilerinden "Akademik Atlas" ve küresel ağ talebi

Etkinliğin interaktif bölümünde söz alan firma yetkilileri, sahadaki tespitlerini ve çözüm önerilerini paylaştı:

• Doğru Akademisyene Ulaşım: On yıldır teknopark bünyesinde faaliyet gösteren bir firma temsilcisi, YTÜ ile Yıldız Teknopark TGB alanındaki firmaların bugüne kadarki en verimli çağını yaşadığını belirtti. Ancak firmaların, akademisyenlerin uzmanlık alanlarını ve geçmiş projelerini yeterince tanımadığını vurgulayarak, proje bazlı eşleşmeleri kolaylaştıracak bir "Akademik Atlas" sisteminin kurulmasını talep etti. Rektörlük, bu ihtiyacı karşılayacak bir pazar yeri uygulamasının hazırlık aşamasında olduğunu belirtti.

• Küresel Pazarlarda Güven İnşası: İhracat odaklı çalışan bir başka firma yetkilisi, kaliteli ürünler üretilmesine rağmen yurt dışı pazarlarında güven tesis etmenin zorluklarından bahsetti. Küresel veri tabanlarının tekil kullanımı yerine, YTÜ Yıldız Teknopark'ın kurumsal kimliği ve geniş şirket ağı altında yurt dışı pazarlarına (özellikle ABD ve Avrupa) entegre olmanın, ticari diplomaside çok daha etkili sonuçlar vereceği ifade edildi.